Telaffuz: /hoʊld əp/

📖 Köken ve Yapı

İlk olarak ‘hold’ fiilinin bir şeyi yerinde tutma anlamından türeyen ‘hold up’, 19. yüzyılda banka soygunu gibi durumları tanımlamak için kullanılmış ve zamanla gecikme anlamına genişlemiştir.

💬 Örnek Cümleler

1. The traffic jam held up my arrival at the meeting.

Trafik sıkışıklığı toplantıya varışımı geciktirdi.


2. Sorry I’m late, the train was held up due to a signal problem.

Üzgünüm geç kaldım, tren sinyal sorunu nedeniyle gecikti.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: The traffic held up me for an hour. (Yanlış: ‘hold up’ ayrilebilir phrasal verb’dür, nesne araya girmelidir.)

✅ Doğru: The traffic held me up for an hour.

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: delay, slow down, set back

↔️ Zıt: speed up, hasten

💡 Kullanım Notu

Günlük konuşmada sık kullanılır; resmi metinlerde de geçebilir.