Telaffuz: /hoʊld əp/

Köken ve Yapı

İlk olarak ‘hold’ fiilinin bir şeyi yerinde tutma anlamından türeyen ‘hold up’, 19. yüzyılda banka soygunu gibi durumları tanımlamak için kullanılmış ve zamanla gecikme anlamına genişlemiştir.

Örnek Cümleler

1. The traffic jam held up my arrival at the meeting.

Trafik sıkışıklığı toplantıya varışımı geciktirdi.

2. Sorry I’m late, the train was held up due to a signal problem.

Üzgünüm geç kaldım, tren sinyal sorunu nedeniyle gecikti.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: The traffic held up me for an hour. (Yanlış: ‘hold up’ ayrilebilir phrasal verb’dür, nesne araya girmelidir.)

Doğru: The traffic held me up for an hour.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: delay, slow down, set back

Zıt: speed up, hasten

Kullanım Notu

Günlük konuşmada sık kullanılır; resmi metinlerde de geçebilir.

Benzer Phrasal Verb’ler

İlişkili Phrasal Verb’ler