Telaffuz: /brɪŋ ɔf/

📖 Köken ve Yapı

Bu deyim, bir nesneyi veya durumu zor bir konumdan ‘çekip çıkarmak’ ve başarıya ulaştırmak metaforundan türemiştir.

💬 Örnek Cümleler

1. It was a tough negotiation, but she managed to bring off the deal.

Zor bir pazarlıktı ama anlaşmayı başarıyla tamamlamayı başardı.


2. Nobody thought they could win, but they brought off a huge surprise.

Kimse kazanabileceklerini düşünmüyordu ama büyük bir sürprize imza attılar.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: Yanlış: ‘He brought off the box upstairs.’ (Fiziksel taşıma anlamında kullanmak)

✅ Doğru: She managed to bring off the difficult deal.

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: pull off, carry off, see through

↔️ Zıt: fail, fall through

💡 Kullanım Notu

Günlük dilde nadir kullanılır; daha çok yazılı veya resmi bağlamda, zor bir işi başarma vurgusuyla tercih edilir.