Telaffuz: /brɪŋ ˈfɔrwərd/
Köken ve Yapı
Fiil kökeni olarak ‘bring’ (getirmek) ve ‘forward’ (ileri/öne) kelimelerinin birleşiminden oluşur; zaman çizgisindeki bir olayı fiziksel olarak konuşmacıya veya günümüze doğru ‘öne çekme’ mecazına dayanır.
Örnek Cümleler
1. They decided to bring forward the meeting to Tuesday morning because of the client’s request.
Müşterinin talebi üzerine toplantıyı Salı sabahına öne çekmeye karar verdiler.
2. Due to the upcoming holidays, the company brought forward the release date of the new product.
Yaklaşan tatiller nedeniyle şirket, yeni ürünün çıkış tarihini daha erkene aldı.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: Yanlış: ‘We brought the meeting to forward.’ Burada ’to’ gereksizdir; doğrusu ‘We brought the meeting forward.’ olmalıdır.
✅ Doğru: We need to bring the meeting forward to Thursday because the client is unavailable on Friday.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: move up, advance, pull forward
Zıt: postpone, put back
Kullanım Notu
Bu ifade genellikle resmî iş yazışmalarında ve toplantı programlarında kullanılır; günlük konuşmada daha az tercih edilir.
Benzer Phrasal Verb’ler
İlişkili Phrasal Verb’ler
- Bring About Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Bring Back Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Bring Back Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Bring Down Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Bring Off Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Bring On Ne Demek? Anlamı, Doğal Kullanımı ve Örnek Cümleler