Telaffuz: /brɪŋ əˈbaʊt/
Köken ve Yapı
Fiil olan ‘bring’ (getirmek) ile yön bildiren ‘about’ (etrafında, çevresinde) kelimelerinin birleşimiyle oluşmuştur. 14. yüzyıldan itibaren bir olayı ‘döndürüp dolaştırıp bir sonuca ulaştırmak’ mantığıyla dilimize yerleşmiştir.
Örnek Cümleler
1. The new government hopes to bring about significant economic reforms.
Yeni hükümet önemli ekonomik reformları hayata geçirmeyi (sağlamayı) umuyor.
2. Miscommunication can bring about serious problems in a relationship.
İletişimsizlik, bir ilişkide ciddi sorunlara yol açabilir.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: Yanlış: “She brought about him to change his mind” (birini ikna etmek anlamında kullanılmaz; doğrusu “brought him around” veya “caused him to change”).
✅ Doğru: The industrial revolution brought about significant social changes.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: cause, result in, lead to, give rise to, trigger
Zıt: prevent, stop
Kullanım Notu
Resmi ve yazılı dilde sıkça kullanılır; günlük konuşmada ‘cause’ daha yaygındır.
Benzer Phrasal Verb’ler
- Lead to Ne Demek? Anlamı ve Örnek Cümleler
- Result in Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Set Off Ne Demek? Anlamı ve Örnek Cümleler
İlişkili Phrasal Verb’ler
- Bring Back Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Bring Back Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Bring Down Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Bring Forward Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Bring Off Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
- Bring On Ne Demek? Anlamı, Doğal Kullanımı ve Örnek Cümleler