Telaffuz: /ˈbraɪtən əp/
Köken ve Yapı
İngilizce ‘bright’ (parlak, aydınlık) sıfatına ‘-en’ ekinin getirilmesiyle oluşan ‘brighten’ fiili, ‘up’ edatı ile birleşerek bir durumun tamamen daha aydınlık veya neşeli bir hale gelmesini pekiştiren bir yapı kazanmıştır.
Örnek Cümleler
1. Her smile really brightened up the room when she walked in.
İçeri girdiğinde gülümsemesi gerçekten odadakilerin içini açtı.
2. The weather forecast says it will brighten up by the afternoon.
Hava durumu tahminleri öğleden sonraya doğru havanın açacağını söylüyor.
3. He was feeling down, but hearing the good news brightened him up immediately.
Morali bozuktu ama iyi haberleri duymak onu hemen neşelendirdi.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: Yanlış: ‘The good news brightened up me.’ Doğru kullanımda nesne ‘up’ ile fiilin arasına girmelidir: ‘brightened me up’.
✅ Doğru: Her smile brightened up the whole room.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: cheer up, lighten up, perk up
Zıt: darken, sadden
Kullanım Notu
Günlük konuşma dilinde çok sık kullanılan, samimi ve resmi olmayan bir ifadedir; ancak yazılı dilde de rahatça yer alabilir.