Telaffuz: /breɪk daʊn/

📖 Köken ve Yapı

İngilizcede ‘break’ ( kırmak, parçalamak) ve ‘down’ (aşağı) kelimelerinin birleşimiyle oluşan bu deyim, bütün haldeki bir mekanizmanın veya sistemin işlevini yitirip durmasını mecazi olarak parçalanıp aşağı düşmesi fikriyle bağdaştırır.

💬 Örnek Cümleler

1. Our car broke down on the highway, so we had to call a tow truck.

Arabamız otoyolda bozuldu, bu yüzden çekici çağırmak zorunda kaldık.


2. The coffee machine broke down right before the morning meeting.

Kahve makinesi tam sabah toplantısından önce arızalandı.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: My car broke yesterday (yanlış - araba için ‘break’ değil ‘break down’ kullanılmalı)

✅ Doğru: The car broke down on the highway, so we had to call a tow truck.

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: break apart, fall apart, stop working

↔️ Zıt: work properly, function, hold up

💡 Kullanım Notu

Hem günlük konuşmada hem resmi bağlamlarda kullanılır; ancak makine arızası ve duygusal çöküş için yaygın ve tarafsız bir ifadedir.