Telaffuz: /breɪk daʊn/
Köken ve Yapı
Fiil kökeni olan ‘break’ (kırılmak) ve ‘down’ (aşağı) kelimelerinin birleşimi, kişinin zihinsel veya duygusal direncinin parçalanıp aşağı çökmesini tasvir eder.
Örnek Cümleler
1. She broke down in tears when she heard the sad news.
Üzücü haberi aldığında gözyaşlarına boğuldu.
2. After months of stress, he finally broke down during the meeting.
Aylardır süren stresten sonra, toplantı sırasında nihayet kendini tutamayıp ağlamaya başladı.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: She broke down the bad news to her friend (Bu, ‘kötü haberi arkadaşına detaylandırdı’ anlamına gelir; oysa anlatılmak istenen duygusal çöküştür.)
✅ Doğru: She broke down in tears when she heard the news.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: burst into tears, fall apart, lose control
Zıt: stay calm, pull oneself together
Kullanım Notu
Günlük konuşma dilinde sık kullanılan, duygusal bir çöküşü anlatan samimi bir ifadedir; resmi yazışmalarda yerine daha nötr ifadeler tercih edilir.