Telaffuz: /boʊ aʊt/

Köken ve Yapı

Bu deyim, tiyatro oyuncularının gösteri sonunda seyircileri selamlayarak (bow) sahneden çekilmesi geleneğinden türemiştir.

Örnek Cümleler

1. After thirty years of successful service, the CEO decided to bow out gracefully.

Otuz yıllık başarılı bir hizmetin ardından CEO, zarif bir şekilde görevi bırakmaya karar verdi.

2. She decided to bow out of the race to focus on her health.

Sağlığına odaklanmak için yarıştan çekilmeye karar verdi.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: Yanlış: ‘He bowed out the election.’ (doğrudan nesne alınmaz; ‘of’ edatı gerekir)

Doğru: She bowed out of the race after a long career in politics.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: step down, withdraw, retire

Zıt: join, stay in

Kullanım Notu

Resmî ve zarif bir ifadedir; genellikle siyaset veya kariyer gibi ciddi bağlamlarda kullanılır.

Benzer Phrasal Verb’ler