Telaffuz: /lɪv wɪθ/

Köken ve Yapı

Live (yaşamak) ve with (ile) kelimelerinin birleşmesiyle oluşur; ‘bir şeyle birlikte yaşamak’ mecazi anlamda ‘bir durumu kabullenip hayatına devam etmek’ anlamına gelir.

Örnek Cümleler

1. I have to live with the fact that I made a mistake.

Bir hata yaptığım gerçeğiyle yaşamak zorundayım.

2. She learned to live with her chronic pain.

Kronik ağrısıyla yaşamayı öğrendi.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: I have to live it with. (Doğrusu: I have to live with it.)

Doğru: I don’t like the situation, but I have to live with it.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: put up with, come to terms with, tolerate

Zıt: reject, resist

Kullanım Notu

Hem günlük konuşmada hem de yazılı dilde yaygın olarak kullanılır; genellikle kaçınılmaz olumsuz durumlar için tercih edilir.

Benzer Phrasal Verb’ler

İlişkili Phrasal Verb’ler