Telaffuz: /nɑk əraʊnd/

📖 Köken ve Yapı

Knock (vurmak) + around (çevrede) birleşimiyle oluşur; sıklıkla tekrar eden vurma eylemini ifade eder.

💬 Örnek Cümleler

1. The bully kept knocking around the smaller kids during recess.

Zorbalu, molada küçük çocukları sık sık darbeler.


2. He was knocked around by the police during the protest.

Protest sırasında polis tarafından sık sık darbelendi.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: The thugs knocked around in the street.

✅ Doğru: The gang knocked him around until he cried.

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: beat up, rough up, knock about

↔️ Zıt: protect, care for

💡 Kullanım Notu

Günlük konuşmada ve argo/tehdit bağlamında kullanılır; resmi yazışmalarda uygun değildir.