Telaffuz: /nɑk təˈgɛðər/

📖 Köken ve Yapı

Knock (çarpmak, vurmak) + together (birbirine) birleşimiyle oluşur; 19. yüzyılın ortalarında ‘hızlıca montaj etmek’ anlamında kullanıma başladı.

💬 Örnek Cümleler

1. He knocked together a prototype in just an hour.

Sadece bir saat içinde bir prototip aceleyle hazırladı.


2. They knocked together a meal from whatever was in the fridge.

Buzdolabında bulunanlarla acele bir yemek hazırladılar.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: Yanlış: “I knocked the table” (fiziksel vuruş anlamında kullanmak). Doğrusu: “I knocked a table together” (hızlıca bir masa yapmak).

✅ Doğru: We knocked together a quick prototype to show the client.

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: throw together, patch up, rustle up

↔️ Zıt: take apart, take one’s time

💡 Kullanım Notu

Günlük konuşma dilinde kullanılır; resmi yazışmalar için uygun değildir.