Telaffuz: /beɪl aʊt/
Köken ve Yapı
Hukuk terimi olan ‘bail’ (kefalet) kelimesinden türetilmiştir; orta çağ İngilizcesinde ’teslim etmek’ anlamındaki Fransızca ‘bailler’ kelimesine dayanır.
Örnek Cümleler
1. His family had to pay a large sum to bail him out before the trial.
Ailesi, duruşma başlamadan önce onu kefaletle serbest bıraktırmak için büyük bir meblağ ödemek zorunda kaldı.
2. The government decided to bail out the failing bank to prevent a total economic crisis.
Hükümet, tam bir ekonomik krizi önlemek için batmakta olan bankayı kurtarma paketleriyle desteklemeye karar verdi.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: I bailed the company out from bankruptcy last week (yanlış: ‘bail out’ nesnesi ile doğru yerleşim, ‘bail someone/something out’ şeklinde kullanılmalı; ancak ‘from’ edatı gereksiz).
✅ Doğru: The government bailed out the failing bank with a huge loan.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: rescue, save, help out
Zıt: sink, ruin
Kullanım Notu
Finansal kurtarma bağlamında resmi, ancak günlük dilde ‘birini zor durumdan kurtarmak’ anlamında da yaygındır.