Telaffuz: /pʊl θru/

📖 Köken ve Yapı

Pull through, 19. yüzyıldan itibaren kullanılan bir deyimdir. ‘Pull’ (çekmek) ve ’through’ (içinden) kelimelerinin birleşmesiyle oluşur; bir zorluğun içinden çekip çıkmak, yani kurtulmak anlamını taşır.

💬 Örnek Cümleler

1. The doctors said he might not survive, but he pulled through after a long treatment.

Doktorlar hayatta kalamayabileceğini söyledi, ancak uzun bir tedaviden sonra iyileşti.


2. She pulled through the serious infection thanks to the excellent medical care.

Mükemmel tıbbi bakım sayesinde ciddi enfeksiyonu atlattı.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: Yanlış kullanım: ‘He pulled through the meeting.’ (Toplantı gibi sıradan olaylar için değil, hastalık veya ciddi zorluklar için kullanılır)

✅ Doğru: The surgery was risky, but thankfully she pulled through.

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: come through, get through, bounce back

↔️ Zıt: succumb, deteriorate

💡 Kullanım Notu

Günlük konuşmada ve tıbbi bağlamlarda sıkça kullanılan, hastalık veya kritik bir dönemi atlatma anlamına gelen bir phrasal verb’dür.