/beɪl aʊt/
📖 Köken ve Yapı
Terim, orijinalinde hukuki bir süreç olan ‘bail’ (kefalet) kelimesinden gelir; bir tutuklunun serbest kalması için ödenen teminatı ifade ederken zamanla finansal dünyada kurtarma paketlerini tanımlamak için genişlemiştir.
💬 Örnek Cümleler
1. The government had to bail out the failing bank to prevent a total economic collapse.
Hükümet, topyekûn bir ekonomik çöküşü önlemek için batmakta olan bankayı kurtarmak zorunda kaldı.
2. I was broke last month, but my brother bailed me out by lending me some money.
Geçen ay parasız kalmıştım ama kardeşim bana biraz borç vererek beni bu zor durumdan kurtardı.
⚠️ Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: Fiilin sonundaki ‘out’ unutularak ‘bail’ tek başına kullanılıyor: ‘The government bailed the company’ (Yanlış) yerine ‘The government bailed out the company’ (Doğru).
✅ Doğru: The government bailed out the failing bank with a $10 billion loan.
🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar
🔄 Benzer: rescue, save, help out
↔️ Zıt: abandon, neglect
💡 Kullanım Notu
Genellikle resmi ve finansal bağlamlarda kullanılır; günlük dilde de mecazi olarak yardım etmek anlamında kullanılabilir.