Telaffuz: /beɪl aʊt/
Köken ve Yapı
Terim, orijinalinde hukuki bir süreç olan ‘bail’ (kefalet) kelimesinden gelir; bir tutuklunun serbest kalması için ödenen teminatı ifade ederken zamanla finansal dünyada kurtarma paketlerini tanımlamak için genişlemiştir.
Örnek Cümleler
1. The government had to bail out the failing bank to prevent a total economic collapse.
Hükümet, topyekûn bir ekonomik çöküşü önlemek için batmakta olan bankayı kurtarmak zorunda kaldı.
2. I was broke last month, but my brother bailed me out by lending me some money.
Geçen ay parasız kalmıştım ama kardeşim bana biraz borç vererek beni bu zor durumdan kurtardı.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: Fiilin sonundaki ‘out’ unutularak ‘bail’ tek başına kullanılıyor: ‘The government bailed the company’ (Yanlış) yerine ‘The government bailed out the company’ (Doğru).
✅ Doğru: The government bailed out the failing bank with a $10 billion loan.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: rescue, save, help out
Zıt: abandon, neglect
Kullanım Notu
Genellikle resmi ve finansal bağlamlarda kullanılır; günlük dilde de mecazi olarak yardım etmek anlamında kullanılabilir.