Telaffuz: /stɪk wɪθ/

Köken ve Yapı

Stick fiili Eski İngilizce ‘stician’ (saplanmak, yapışmak) kökünden gelir. ‘With’ edatıyla birleşerek ‘bir şeye yapışıp kalmak, ondan ayrılmamak’ mecazi anlamını kazanmıştır.

Örnek Cümleler

1. Even when things get tough, you should stick with your plan.

İşler zorlaşsa bile planına bağlı kalmalısın.

2. She decided to stick with her old phone instead of buying a new one.

Yeni bir telefon almak yerine eski telefonuyla devam etmeye karar verdi.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: Yanlış: ‘The glue stuck with my fingers.’ (Fiziksel yapışma anlamında kullanılmaz; doğrusu ‘The glue stuck to my fingers.’ veya mecazi anlamda ‘I stuck with my decision.’ olmalıdır.)

Doğru: I think I’ll stick with my original plan since it’s been working well.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: stay with, keep to, be loyal to

Zıt: change, abandon

Kullanım Notu

Günlük konuşma dilinde oldukça yaygın ve doğal bir ifadedir; resmi yazışmalarda daha az tercih edilir.

Benzer Phrasal Verb’ler

İlişkili Phrasal Verb’ler