Telaffuz: /ˈsɛtəl daʊn/

📖 Köken ve Yapı

İngilizce ‘settle’ (yerleşmek, sabitlenmek) ve ‘down’ (aşağı, yerinde) kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. 16. yüzyıldan itibaren ‘bir yere yerleşmek’ anlamında kullanılmış, zamanla ‘düzenli bir hayat kurmak’ anlamını kazanmıştır.

💬 Örnek Cümleler

1. After years of traveling, he finally decided to settle down and start a family.

Yıllarca seyahat ettikten sonra sonunda düzenli bir hayat kurup bir aile başlatmaya karar verdi.


2. She wants to settle down with a stable partner and a steady job.

İstikrarlı bir eş ve düzenli bir işle yuva kurmak istiyor.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: settle down ifadesini yalnızca fiziksel olarak bir yere taşınmak anlamında kullanmak. Örnek: ‘He settled down in Istanbul’ cümlesini ‘O İstanbul’a yerleşti’ diye çevirmek, ancak asıl anlam olan ‘düzenli bir hayat kurmak’ı göz ardı etmek.

✅ Doğru: After years of traveling, he finally settled down and started a family. (Yıllarca seyahat ettikten sonra nihayet düzenli bir hayat kurdu ve bir aile sahibi oldu.)

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: settle in, put down roots, establish oneself

↔️ Zıt: move around, live a nomadic life

💡 Kullanım Notu

Günlük konuşmada sıkça kullanılan samimi bir ifadedir; resmî metinlerden ziyade sohbet dilinde daha doğaldır.