Telaffuz: /ˈsɛtəl daʊn/

Köken ve Yapı

İngilizce ‘settle’ (yerleşmek, sabitlenmek) ve ‘down’ (aşağı, yerinde) kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. 16. yüzyıldan itibaren ‘bir yere yerleşmek’ anlamında kullanılmış, zamanla ‘düzenli bir hayat kurmak’ anlamını kazanmıştır.

Örnek Cümleler

1. After years of traveling, he finally decided to settle down and start a family.

Yıllarca seyahat ettikten sonra sonunda düzenli bir hayat kurup bir aile başlatmaya karar verdi.

2. She wants to settle down with a stable partner and a steady job.

İstikrarlı bir eş ve düzenli bir işle yuva kurmak istiyor.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: settle down ifadesini yalnızca fiziksel olarak bir yere taşınmak anlamında kullanmak. Örnek: ‘He settled down in Istanbul’ cümlesini ‘O İstanbul’a yerleşti’ diye çevirmek, ancak asıl anlam olan ‘düzenli bir hayat kurmak’ı göz ardı etmek.

Doğru: After years of traveling, he finally settled down and started a family. (Yıllarca seyahat ettikten sonra nihayet düzenli bir hayat kurdu ve bir aile sahibi oldu.)

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: settle in, put down roots, establish oneself

Zıt: move around, live a nomadic life

Kullanım Notu

Günlük konuşmada sıkça kullanılan samimi bir ifadedir; resmî metinlerden ziyade sohbet dilinde daha doğaldır.

Benzer Phrasal Verb’ler

İlişkili Phrasal Verb’ler