Telaffuz: /ˈoʊpən əp/

Köken ve Yapı

Open (açmak) ve up (yukarı, tamamen) kelimelerinin birleşmesiyle oluşan bu phrasal verb, mecazi olarak bir şeyin engellerden arınıp serbest hale gelmesini anlatır. 20. yüzyıldan itibaren ülkelerin ekonomik politikalarını tanımlamak için yaygınlaşmıştır.

Örnek Cümleler

1. After the trade agreement, the country opened up to foreign investors.

Ticaret anlaşmasından sonra ülke yabancı yatırımcılara açıldı.

2. The government decided to open up new markets for tourism.

Hükümet turizm için yeni pazarlar açmaya karar verdi.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: The country opened up foreign investors. (Yanlış; ’to’ edatı eksik)

Doğru: The country opened up to foreign investors after the reforms.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: open itself to, liberalize, integrate

Zıt: close off, isolate

Kullanım Notu

Daha çok resmi ve ekonomik bağlamlarda kullanılır; günlük dilde ‘açılmak, dışa açılmak’ anlamında da geçer.

Benzer Phrasal Verb’ler

İlişkili Phrasal Verb’ler