Telaffuz: /bloʊ əp/
Köken ve Yapı
Kelime, ‘şişirmek’ veya ‘patlatmak’ anlamındaki kökünden türetilmiştir; fotoğrafçılıkta ise görüntünün fiziksel olarak ‘şişirilerek’ daha geniş bir yüzeye yayılmasını metaforik olarak tanımlar.
Örnek Cümleler
1. I want to blow up this portrait to hang it on the living room wall.
Bu portreyi oturma odasının duvarına asmak için büyütmek istiyorum.
2. The photographer decided to blow up the best shot from the wedding album.
Fotoğrafçı, düğün albümündeki en iyi kareyi büyütmeye karar verdi.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: Yanlış: ‘I blown up the picture.’ (Doğrusu: ‘I blew up the picture.’)
✅ Doğru: I blew up the photo to hang it on the wall.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: enlarge, magnify, zoom in on
Zıt: shrink, reduce
Kullanım Notu
Günlük dilde yaygındır, resmi yazışmalarda ’enlarge’ tercih edilir.