Telaffuz: /ˈwɔtər daʊn/

Köken ve Yapı

Water down ifadesi, içeceklere su katıp zayıflatma anlamından mecazi olarak türemiştir. 20. yüzyıldan itibaren metin, konuşma veya fikirlerin etkisini azaltma anlamında yaygınlaşmıştır.

Örnek Cümleler

1. The studio decided to water down the movie’s dialogue to avoid controversy.

Stüdyo, tartışma yaratmamak için filmin diyaloğunu yumuşatmaya karar verdi.

2. They watered down the song lyrics before releasing it on the radio.

Şarkıyı radyoda yayınlamadan önce sözlerini sulandırdılar.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: ‘Water down’ ifadesini yalnızca fiziksel olarak su eklemek anlamında kullanmak; mecazi anlamını (yumuşatmak) atlamak. Örn: ‘The movie was watered to make it less violent’ (yanlış) - doğrusu ‘watered down’.

Doğru: The TV network watered down the show to make it suitable for children.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: yumuşatmak, sulandırmak, hafifletmek

Zıt: sertleştirmek, güçlendirmek

Kullanım Notu

Genellikle günlük konuşma dilinde ve medya/eleştiri bağlamında kullanılır; resmi yazıdan çok konuşma diline uygundur.