Telaffuz: /taɪ əp/
Köken ve Yapı
Tie (bağlamak) fiili ile up (yukarı, tamamen) edatının birleşmesiyle oluşur. Kökeni, bir şeyi ip veya bağla sabitleyerek hareket edemez hale getirme fikrine dayanır; zamanla mecazi olarak ‘birini bir işe bağlamak, meşgul etmek’ anlamını kazanmıştır.
Örnek Cümleler
1. The meeting tied me up all morning, so I couldn’t answer your calls.
Toplantı bütün sabah beni meşgul etti, bu yüzden aramalarına cevap veremedim.
2. All the funds are tied up in long-term investments right now.
Şu anda tüm fonlar uzun vadeli yatırımlara bağlanmış durumda.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: Yanlış: ‘The traffic tied up me for an hour.’ (Nesne zamiri ‘up’ ile fiil arasına alınmalıdır)
✅ Doğru: The traffic tied me up for an hour. (Trafik beni bir saat meşgul etti / yolda tuttu.)
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: occupy, engage, absorb, hold up
Zıt: free up, release
Kullanım Notu
Hem günlük konuşmada hem de iş ortamında yaygın olarak kullanılır; nesne zamirse fiil ile ‘up’ arasına gelmelidir.