Telaffuz: /teɪk ɪn/

Köken ve Yapı

Take fiili Eski İngilizce ’tacan’ (tutmak, almak) kökünden gelir; in edatıyla birleşerek ‘içine almak’ temel anlamından zamanla ‘kapsamak, anlamak, aldatmak’ gibi mecaz anlamlar kazanmıştır.

Örnek Cümleler

1. The tour takes in all the major historical sites in the city.

Tur, şehirdeki tüm önemli tarihi yerleri kapsar.

2. It took me a while to take in the news of his sudden resignation.

Ani istifası haberini anlamam biraz zaman aldı.

3. Don’t be taken in by his charming smile; he is not trustworthy.

Onun çekici gülümsemesine kanma; o güvenilir biri değil.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: The lecture was so hard that I couldn’t take in it. (Nesne konumunda zamir kullanımı yanlış; ’take in’ ayrılabilir bir phrasal verb olduğunda zamir araya girmelidir: ’take it in’)

Doğru: The seminar took in a wide range of topics, from history to technology.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: absorb, include, deceive

Zıt: exclude, expel

Kullanım Notu

Genellikle günlük dilde kullanılan bir ifadedir; ancak ‘içermek, kapsamak’ anlamıyla daha resmi bağlamlarda da yer alabilir.

Benzer Phrasal Verb’ler

İlişkili Phrasal Verb’ler