Telaffuz: /teɪk ɪn/

📖 Köken ve Yapı

Take fiili Eski İngilizce ’tacan’ (tutmak, almak) kökünden gelir; in edatıyla birleşerek ‘içine almak’ temel anlamından zamanla ‘kapsamak, anlamak, aldatmak’ gibi mecaz anlamlar kazanmıştır.

💬 Örnek Cümleler

1. The tour takes in all the major historical sites in the city.

Tur, şehirdeki tüm önemli tarihi yerleri kapsar.


2. It took me a while to take in the news of his sudden resignation.

Ani istifası haberini anlamam biraz zaman aldı.


3. Don’t be taken in by his charming smile; he is not trustworthy.

Onun çekici gülümsemesine kanma; o güvenilir biri değil.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: The lecture was so hard that I couldn’t take in it. (Nesne konumunda zamir kullanımı yanlış; ’take in’ ayrılabilir bir phrasal verb olduğunda zamir araya girmelidir: ’take it in’)

✅ Doğru: The seminar took in a wide range of topics, from history to technology.

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: absorb, include, deceive

↔️ Zıt: exclude, expel

💡 Kullanım Notu

Genellikle günlük dilde kullanılan bir ifadedir; ancak ‘içermek, kapsamak’ anlamıyla daha resmi bağlamlarda da yer alabilir.