Telaffuz: /stænd aʊt/

📖 Köken ve Yapı

İngilizce ‘stand’ (durmak) ve ‘out’ (dışarı) kelimelerinin birleşmesiyle oluşan bu phrasal verb, 16. yüzyıldan itibaren ‘bir topluluğun dışında durmak, göze çarpmak’ anlamında kullanılmaktadır.

💬 Örnek Cümleler

1. Her bright red dress made her stand out in the crowd.

Parlak kırmızı elbisesi kalabalığın içinde öne çıkmasını sağladı.


2. He stands out as one of the most talented musicians of his generation.

Neslinin en yetenekli müzisyenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: Yanlış: She stands in the crowd because of her red dress. (Burada ‘stand out’ yerine sadece ‘stand’ kullanılıyor ve ‘öne çıkmak’ anlamı kayboluyor.)

✅ Doğru: She stands out in the crowd because of her red dress.

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: öne çıkmak, dikkat çekmek, sıyrılmak

↔️ Zıt: arka planda kalmak, fark edilmemek

💡 Kullanım Notu

Hem günlük konuşmada hem de yazı dilinde yaygındır; resmi olmayan ve tarafsız bağlamlarda rahatça kullanılabilir.