Telaffuz: /rəʃ ˈɪntu/

Köken ve Yapı

Rush kelimesi Eski Fransızca ruser yani acele etmek, hücum etmek fiilinden gelir; into edatıyla birleşerek bir şeyin içine hızla dalmak anlamını kazanmıştır.

Örnek Cümleler

1. Don’t rush into a decision you might regret later.

Sonradan pişman olabileceğin bir kararı aceleyle verme.

2. They rushed into marriage after only three months.

Sadece üç ay sonra aceleyle evlendiler.

3. She rushed into the project without reading the contract.

Sözleşmeyi okumadan projeye paldır küldür daldı.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: He rushed into conclusions before hearing the full story. (Doğrusu: ‘rush to conclusions’ olmalı; ‘into’ burada yanlış kullanılmıştır.)

Doğru: Don’t rush into marriage; take your time to get to know each other.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: dive into, jump into, plunge into

Zıt: think over, mull over

Kullanım Notu

Günlük konuşma dilinde sık kullanılır; resmi yazışmalar için ‘act hastily’ veya ‘make a hasty decision’ gibi ifadeler daha uygundur.

İlişkili Phrasal Verb’ler