Telaffuz: /ˈoʊvərˌkəm wɪθ/

Köken ve Yapı

Overcome kelimesi Eski İngilizce ‘ofercuman’ (üstesinden gelmek) fiilinden gelir; ‘with’ edatı ile birlikte bir duygunun kişiyi ele geçirmesi mecazını taşır.

Örnek Cümleler

1. She was overcome with emotion when she saw her family after years.

Yıllar sonra ailesini görünce duyguya kapıldı.

2. He was overcome with grief after losing his best friend.

En iyi arkadaşını kaybettikten sonra kederle sarsıldı.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: Overcome with ifadesinde ‘with’ edatı atlanarak ‘overcome by’ yerine yanlışlıkla ‘overcome with’ kullanılmaz; ancak en sık hata, cümlenin öznesini yanlış kurmaktır: ‘The joy overcame with her’ yerine ‘She was overcome with joy’ doğrudur.

Doğru: She was overcome with sadness when she heard the news. (Haberleri duyduğunda üzüntüye kapıldı.)

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: bir duyguya kapılmak, bir duyguyla boğuşmak, duygu seli altında kalmak

Zıt: kayıtsız kalmak, etkilenmemek

Kullanım Notu

Bu ifade genellikle resmi veya edebi metinlerde kullanılır; günlük konuşmada daha çok ‘overwhelmed with’ tercih edilir.