Telaffuz: /ˈoʊpən əp/

Köken ve Yapı

Open (açmak) ve up (yukarı, tamamen) kelimelerinin birleşmesiyle oluşur. ‘Up’ edatı burada bir şeyi tamamen açma, gizli olanı ortaya çıkarma anlamı katar. 20. yüzyıldan itibaren duygusal paylaşım anlamında yaygınlaşmıştır.

Örnek Cümleler

1. She finally opened up to her best friend about her fears.

Sonunda en iyi arkadaşına korkuları hakkında içini açtı.

2. It’s not easy to open up to someone you just met.

Yeni tanıştığın birine açılmak kolay değildir.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: open up ifadesini ‘bir şeyi açmak’ (kapı, pencere) anlamında kullanmak, ancak burada kastedilen duygusal olarak açılmaktır.

Doğru: She finally opened up to me about her past.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: içini dökmek, açılmak, duygularını paylaşmak

Zıt: içine kapanmak, gizlemek

Kullanım Notu

Genellikle günlük konuşma dilinde ve samimi ortamlarda kullanılır; resmi yazışmalarda pek tercih edilmez.

Benzer Phrasal Verb’ler

İlişkili Phrasal Verb’ler