Telaffuz: /næg æt/

Köken ve Yapı

Nag at, ’nag’ (dırdır etmek, kemirmek) fiili ile ‘at’ edatının birleşmesiyle oluşur. Mecazi olarak bir duygunun zihni sürekli tırmalaması, kemirmesi anlamında kullanılır.

Örnek Cümleler

1. He was nagged at by a constant fear of failure.

Sürekli bir başarısızlık korkusu içini kemiriyordu.

2. She felt nagged at by regret for not taking the opportunity.

O fırsatı kaçırdığı için pişmanlık onu sürekli rahatsız ediyordu.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: The fear nagged at me to run. (Burada ’to run’ eklemek yanlıştır; ’nag at’ bir eyleme zorlamak anlamında kullanılmaz.)

Doğru: The guilt nagged at him all day.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: gnaw at, eat away at, haunt

Zıt: soothe, calm

Kullanım Notu

Genellikle günlük dilde, içsel duygular (korku, şüphe, pişmanlık) için kullanılır; resmi yazışmalarda pek tercih edilmez.