Telaffuz: /ʤəmp ɪn/
Köken ve Yapı
‘Jump’ kelimesinin ‘atlamak’ anlamından türetilen bu deyim, 19. yüzyılda mecazi olarak bir işe ya da konuşmaya ani katılımı ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.
Örnek Cümleler
1. When the manager asked for volunteers, I decided to jump in and help with the presentation.
Müdür gönüllü aradığında, sunuma yardımcı olmak için hemen devreye girdim.
2. She saw the argument getting heated and jumped in to calm everyone down.
Tartışmanın kızıştığını gören o, ortamı sakinleştirmek için devreye girdi.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: “She jumped in the opportunity to work abroad” ifadesi yanlıştır; ‘jump in’ bir duruma katılmak anlamına gelir, bir fırsatı değerlendirmek için ‘jump at’ kullanılır.
✅ Doğru: During the meeting, I jumped in and shared my opinion.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: jump right in, chip in, cut in
Zıt: stay out, hold back
Kullanım Notu
Günlük konuşma dilinde kullanılan gayri resmi bir ifadedir; resmi yazışmalarda pek tercih edilmez.