Telaffuz: /fɔrs ˈɪntu/
Köken ve Yapı
Force into, force (zorlamak) + into (içine) birleşimiyle oluşur; ‘into’ burada durum veya eyleme girme anlamını kazandırır.
Örnek Cümleler
1. The manager forced the employee into working overtime.
Yönetici, çalışanı mesai yapmaya zorladı.
2. She was forced into signing the contract against her will.
Onun isteği dışında sözleşmeyi imzalamaya zorlandı.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: They forced him into to sign the document. (Yanlış: ‘into’ sonrası mastar değil, -ing veya isim kullanılır)
✅ Doğru: They forced her into accepting the deal.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: coerce into, push into, pressure into
Zıt: volunteer for, allow to
Kullanım Notu
Genellikle resmi veya ciddi bağlamlarda kullanılır; günlük dilde ‘make someone do something’ daha yaygındır.