Telaffuz: /fɔrs ˈɪntu/

Köken ve Yapı

Force into, force (zorlamak) + into (içine) birleşimiyle oluşur; ‘into’ burada durum veya eyleme girme anlamını kazandırır.

Örnek Cümleler

1. The manager forced the employee into working overtime.

Yönetici, çalışanı mesai yapmaya zorladı.

2. She was forced into signing the contract against her will.

Onun isteği dışında sözleşmeyi imzalamaya zorlandı.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: They forced him into to sign the document. (Yanlış: ‘into’ sonrası mastar değil, -ing veya isim kullanılır)

Doğru: They forced her into accepting the deal.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: coerce into, push into, pressure into

Zıt: volunteer for, allow to

Kullanım Notu

Genellikle resmi veya ciddi bağlamlarda kullanılır; günlük dilde ‘make someone do something’ daha yaygındır.