Telaffuz: /ˈfɑloʊ θru/
Köken ve Yapı
Follow + from ‘follow’ (takip etmek) + ‘through’ (sonuna kadar) birleşimiyle oluşur; 19. yüzyılda ilk kez kullanılmıştır.
Örnek Cümleler
1. She promised to follow through on her commitment to finish the report by Friday.
Cuma gününe kadar raporu bitirme taahhüdünü yerine getireceğini söz verdi.
2. If you start a project, you must follow through to see real results.
Bir projeyi başlarsanız, gerçek sonuçlar görmek için ona devam etmelisiniz.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: He followed through the instructions but got lost. (Burada ‘follow’ anlamında yanlış kullanılmış, oysa ’takip etmek’ değil ’tamamlamak’ kastedilmeli)
✅ Doğru: He started the project and followed through by completing all the tasks on time.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: devam ettirmek, tamamlamak, sonuna kadar uygulamak
Zıt: yarım bırakmak, vazgeçmek
Kullanım Notu
Hem günlük hem de resmi bağlamlarda kullanılabilir; özellikle sorumluluk ve kararlılık vurgusu yaparken tercih edilir.