Telaffuz: /ˈfɑloʊ θru/

Köken ve Yapı

Follow + from ‘follow’ (takip etmek) + ‘through’ (sonuna kadar) birleşimiyle oluşur; 19. yüzyılda ilk kez kullanılmıştır.

Örnek Cümleler

1. She promised to follow through on her commitment to finish the report by Friday.

Cuma gününe kadar raporu bitirme taahhüdünü yerine getireceğini söz verdi.

2. If you start a project, you must follow through to see real results.

Bir projeyi başlarsanız, gerçek sonuçlar görmek için ona devam etmelisiniz.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: He followed through the instructions but got lost. (Burada ‘follow’ anlamında yanlış kullanılmış, oysa ’takip etmek’ değil ’tamamlamak’ kastedilmeli)

Doğru: He started the project and followed through by completing all the tasks on time.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: devam ettirmek, tamamlamak, sonuna kadar uygulamak

Zıt: yarım bırakmak, vazgeçmek

Kullanım Notu

Hem günlük hem de resmi bağlamlarda kullanılabilir; özellikle sorumluluk ve kararlılık vurgusu yaparken tercih edilir.

Benzer Phrasal Verb’ler

İlişkili Phrasal Verb’ler