Telaffuz: /fil fər/

Köken ve Yapı

Feel for, ‘feel’ (duymak) ve ‘for’ (için) kelimelerinin birleşiminden oluşur ve 19. yüzyılın ortalarında İngilizcede duygusal empatiyi ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.

Örnek Cümleler

1. I really feel for her after hearing about her loss.

Kaybını duyduktan sonra ona gerçekten çok sempati duyuyorum.

2. You should feel for the victims before judging the case.

Davayı yargılamadan önce mağdurlara karşı empati duymalısın.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: feel for’u ‘birini hissetmek’ olarak çevirmek; örneğin ‘I feel for you’ yanlışlıkla ‘seni hissediyorum’ sanılır.

Doğru: I really feel for you, losing your job must be hard.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: sympathize with, empathize with, feel sorry for

Zıt: feel indifferent to, feel contempt for

Kullanım Notu

Günlük ve samimi konuşmalarda yaygındır; resmi yazışmalarda daha çok ‘sympathize with’ tercih edilir.