Telaffuz: /it ˈɪntu/
Köken ve Yapı
‘Eat into’ ifadesi 16. yüzyılda İngilizce’de ‘yemek’ fiilinin mecazi olarak bir şeyin aşındırması, erozyona uğratması anlamında kullanılmasından gelir; zamanla maliyet ya da kaynakların azalmasını tanımlamak için evrilmiştir.
Örnek Cümleler
1. The unexpected repairs ate into our savings.
Beklenmeyen tamiratlar birikimlerimizi azalttı.
2. Rising taxes are eating into the company’s profit margins.
Artan vergiler şirketin kar marjlarını azaltıyor.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: Bu ifadeyi fiziksel bir yeme eylemi olarak düşünmek; örneğin ‘The dog ate into the food’ gibi bir kullanım, phrasal verb’ün gerçek anlamını kaybettirir. Doğrusu soyut bir tüketimdir.
✅ Doğru: High inflation has eaten into our savings over the years.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: consume, erode, reduce
Zıt: increase, augment
Kullanım Notu
Bu ifade, genellikle resmi ve yarı resmi bağlamlarda, özellikle mali ve stratejik tartışmalarda kullanılır; günlük dilde de anlaşılır olsa da daha çok yazılı dilde tercih edilir.