Telaffuz: /əˈpoʊzd tɪ/

📖 Köken ve Yapı

Opposed, Latince opponere (karşı koymak) fiilinden gelir; to edatıyla birlikte karşıtlık yönünü belirtir.

💬 Örnek Cümleler

1. I am opposed to the new tax policy.

Yeni vergi politikasına karşıyım.


2. She is strongly opposed to changing the company rules.

Şirket kurallarının değiştirilmesine şiddetle karşı.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: Yanlış: “She is oppose to the idea.” (Doğrusu: “She is opposed to the idea.”)

✅ Doğru: He is opposed to the new tax plan.

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: against, contrary to, in opposition to

↔️ Zıt: in favor of, supportive of

💡 Kullanım Notu

Resmi ve yazılı dilde daha yaygındır; günlük konuşmada genellikle ‘against’ tercih edilir.