Telaffuz: /groʊ ɔn/
Köken ve Yapı
Bu deyim, bir bitkinin bir yüzeye büyümesinden gelen mecazi bir kullanım olup, 19. yüzyılda İngilizcede duygusal olarak bir şeye alışma sürecini tanımlamak için ortaya çıkmıştır.
Örnek Cümleler
1. At first I didn’t like the new manager, but he grew on me after a few weeks.
İlk başta yeni müdürü sevmiyordum, ama birkaç hafta sonra bana alıştı.
2. The song didn’t appeal to me at first, but it grew on me over time.
Şarkı ilk başta bana çekici gelmedi, ama zamanla bana alıştı.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: I grew on the song. (Yanlış: özne ‘I’ değil, hoşlanılan şey özne olmalı; doğrusu ‘The song grew on me.’)
✅ Doğru: At first I didn’t like the song, but it has grown on me.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: take to, warm up to, come to like
Zıt: put off, turn off
Kullanım Notu
Günlük dilde yaygın; samimi ve resmi olmayan konuşmalarda rahatça kullanılır.