Telaffuz: /gɪv ɪn/

📖 Köken ve Yapı

Give fiili Eski İngilizce ‘giefan’ (vermek) kelimesinden, in edatı ise ‘içine’ anlamıyla bir araya gelerek ’teslim olmak, boyun eğmek’ mecazi anlamını kazanmıştır.

💬 Örnek Cümleler

1. After hours of arguing, she finally gave in and agreed to his plan.

Saatlerce tartıştıktan sonra sonunda pes etti ve onun planını kabul etti.


2. The government refused to give in to the protesters’ demands.

Hükümet, protestocuların taleplerine boyun eğmeyi reddetti.

⚠️ Sık Yapılan Hatalar

❌ Yanlış: Give in ile give up karıştırılır. ‘I gave in smoking’ yanlış; doğrusu ‘I gave up smoking’ olmalıdır.

✅ Doğru: She finally gave in to his demands and agreed to help.

🔗 Eş ve Zıt Anlamlılar

🔄 Benzer: give up, back down, cave in

↔️ Zıt: hold out, stand firm

💡 Kullanım Notu

Günlük konuşma dilinde yaygındır; resmi metinlerde ‘yield’ veya ‘concede’ tercih edilebilir.