Telaffuz: /gɪt θru/

Köken ve Yapı

‘Get’ fiili + ‘through’ edatı, 19. yüzyılda telefonun yaygınlaşmasıyla birlikte ‘geçmek, ulaşmak’ anlamında kullanılmaya başlanmıştır.

Örnek Cümleler

1. I finally got through to the manager after waiting on hold.

Bekleyerek bekledikten sonra sonunda müdüre bağlandım.

2. Can you get through to her before the meeting starts?

Toplantı başlamadan ona ulaşabilir misin?

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: I couldn’t get through the customer service. (Yanlış: ’to’ edatı eksik, doğrusu ‘get through to’)

Doğru: I tried to call you, but I couldn’t get through.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: reach, get in touch with, get through to

Zıt: hang up, get cut off

Kullanım Notu

Telefon görüşmelerinde ‘ulaşmak’ anlamında sık kullanılır; günlük konuşma dilinde daha yaygındır, resmi yazışmalarda da kullanılabilir.

Benzer Phrasal Verb’ler

İlişkili Phrasal Verb’ler