Telaffuz: /faɪər əp/

Köken ve Yapı

İlk olarak bir ateşi yakmak anlamına gelen “fire up” ifadesi, zamanla mecazi olarak birinin ya da bir topluluğun coşkusunu, heyecanını “ateşlemek” anlamına geldi.

Örnek Cümleler

1. The coach’s speech really fired up the team before the match.

Antrenörün konuşması, maç öncesinde takımı gerçekten coşturdu.

2. The marketing campaign was designed to fire up the audience about the new product.

Pazarlama kampanyası, yeni ürün hakkında izleyicileri heyecanlandırmak için tasarlandı.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: He fired up them with his words. (Yanlış: zamirle kullanımda fiil ile edat ayrılmalıdır: fired them up)

Doğru: The coach’s speech fired up the players before the championship game.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: pump up, excite, motivate

Zıt: calm down, discourage

Kullanım Notu

Günlük ve yarı resmi konuşmalarda yaygındır; resmi metinlerde genellikle ‘motivate’ tercih edilir.