Telaffuz: /feɪs wɪθ/

Köken ve Yapı

‘Face’ kelimesi Orta İngilizce ‘facen’ kökenli olup ‘yüzleşmek’ anlamına gelir; ‘with’ ise ‘ile’ demektir. ‘Be faced with’ yapısı, eski İngilizcede pasif bir biçimde ‘karşılaşmak’ anlamını taşımak üzere evrilmiştir.

Örnek Cümleler

1. She was faced with a tough decision about her career.

Kariyeriyle ilgili zor bir karar vermek zorunda kaldı.

2. The company is faced with increasing competition in the market.

Şirket, piyasada artan rekabetle karşı karşıya.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: I faced with a problem. (doğrusu: I was faced with a problem.)

Doğru: We were faced with a difficult decision.

Eş ve Zıt Anlamlılar

Benzer: confront, encounter, cope with

Zıt: avoid, evade

Kullanım Notu

Genellikle resmi veya yazılı dilde, pasif yapıda kullanılır; günlük konuşmada daha az yaygındır.

Benzer Phrasal Verb’ler

İlişkili Phrasal Verb’ler