Telaffuz: /ˈivɪn əp/
Köken ve Yapı
Kök: ‘even’ Old English ‘efne’ (eşit, düzey) kelimesinden; ‘up’ parçası eylemin tamamlanmasını veya yükseltmeyi gösterir.
Örnek Cümleler
1. The coach asked the players to even up the teams before the match.
Antrenör, maç öncesi takımları eşitlemek için oyunculara istedi.
2. After receiving extra funding, the department could even up its budget with the others.
Ek finansman aldıktan sonra, bölüm bütçesini diğer bölümlerle eşitlemeye çalıştı.
Sık Yapılan Hatalar
❌ Yanlış: even up ifadesini fiziksel bir yüzeyi düzleştirmek için kullanmak (örn. ‘The surface needs to be evened up’ yanlıştır; burada ’even out’ kullanılmalıdır)
✅ Doğru: The team scored two goals in the last minute to even up the match.
Eş ve Zıt Anlamlılar
Benzer: eşitlemek, dengelemek, telafi etmek
Zıt: bozmak, dengesizleştirmek
Kullanım Notu
Günlük dilde ve özellikle spor karşılaşmalarında skoru veya durumu eşitlemek için kullanılan samimi bir ifadedir; resmi yazışmalarda pek tercih edilmez.